16 Ağustos 2010 Pazartesi

Mihrimah Sultan



Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan 17 sine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister.Mihrimah yani Mihrü Mah Farsça'da "Güneş ve Ay"anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa, diğeriyse Mimar Sinan'dır.
Padişah kızını Rüstem Paşa'ya verir. Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve Mihrimah Sultan'a deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
Üsküdar'a sarayın isteği ile elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii'nin temelini atar 1548'de bitirir. Camiyi yaparken eserine sanki "etekleri yerleri süpüren bir kadının" dış çizgilerini verir.
Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı'da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul'un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan'a. Cami küçücüktür. Minaresi 38 metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse 161 pencere caminin iç güzelliğini aydınlatır, içerdeki sarkıtlar ve minare kenarındaki işlemeler, Mihrimah Sultan'ın topuklarını döven saçlarını anımsatır inasana. İşte aşk'a adanmış iki eser.

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar'da camileri aynı anda görebileceğiniz bir yer seçin.Ve 21 mart'ta yani gece ile gündüzün eşit olduğu günde seyredin. 21 Mart aynı zamanda Mihrimah Sultan'ın doğum günü..
Göreceğiniz manzara şudur: Edirne camiinin tek minaresi ardından kıpkırmızı güneş batarken,Üsküdar camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah=Güneş Ay
Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır, nasıl bir güzellik anlayışı ve nasıl bir aşkdır?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder